Fenerbahçe’yi Kim Kurdu

Fenerbahçe Spor Kulübü 3 Mayıs 1907 tarihinde Nurizade Ziya Bey, Ayetullah Bey ve Necip Bey tarafından kuruldu. Türkiye’nin en eski 3. Kulübü olan Fenerbahçe İstanbul’un Kadıköy ilçesinde spor kulübü olarak faaliyetlere başladı. Kurucuları olan Nurizade Ziya Bey, Ayetullah Bey ve Necip Bey’in ortak kararlarıyla kulübün simgesi kanarya olarak belirlendi.

Ayetullah Bey 1888 doğumlu Kadıköy Fenerbahçeli bir gençtir o dönemde.  Osmanlı Bankasında o sıralarda memur olarak çalışıyordu. Bu sırada ünlü edebiyatçı Samipaşazade Sezai Bey’in yeğeni ile olan(Necip Bey) görüşmeleri sırasında bir semt takımı daha da ötesi bir ülke takımı kurmak üzere planlara başlarlar. İlk olarak Necibin Moda’daki evinde başlayan görüşmeler sonucunda dönemin varlıklı mühendislerinden Nurizade Ziya Bey’in de parasal yardımıyla bu efsane takımı kurmaya kesin karar kılarlar. Necip Bey veznedar, Ayetullah Bey katip, parayı veren düdüğü çalma hakkına sahip Nurizade Ziya Bey ise kurucu başkan olarak görev almıştır. Kulübün armasını Fenerbahçenin meşhur deniz Fenerinin ışıklarından esinlenilmiştir. Yine renklerin de ise papatya renkleri olan “sarı ve beyaz”‘da karar kılınmıştır. Ancak daha sonradan bu renkeleri ve armayı dönemin baskıcı monarşi rejiminden duydukları korkudan dolayı değiştirmişlerdir(1909’da sarı-lacivert renklere dölmüştür).

Ayrıca son dönemlerde ortaya atılan Fenerbahçe’yi Galatasaraylılar’ın kurduğu ile ilgili rivayetler tamamen asılsızdır ve polemik yapma amaçlıdır. Zira bu iddaların temel dayanağı olan Galip Kulaksızoğlu adlı kişinin Galatasaray Lisesin’de okumuş bulunduğu doğrudur. Ardından Fenerbahçe kulübünde top koşturduğu da doğrudur. Ancak söylenildiği gibi Fenerbahçe’ye kurucu başkanlık yaptığı tamamen asılsızdır. Zira bu zat-ın Fenerbahçe SP kulübü başkanlığı ile tek münakaşası kulübün batma noktasına geldiği 1910 yılında Üsküdar spor kulübü ile birleşme görüşmelerinde vekaleten başkan olmasının kararlaştırılmasıdır. Ancak kulüp bu birleşme kararından vazgeçtiğinde bu söz konusu geçici başkanlık da sona ermiştir. İlk olarak Galatasaray spor kulübü başkanı Prof Dr. Duygun Yarsuvat’ın öne sürdüğü bu iddalar asılsızdır.

1908 yılında 2. Meşrutiyet sayesinde dernek ve takım kurmak serbestleştirildiğinden birçok spor kulübü türemiştir. Yine bu dönemde Galatasaray spor kulübü ile Fenerbahçe arasında ilk ezeli rekabet başlamıştır. “İstanbul Futbol ligi” ve “cuma ligi” adlı iki ligin olduğu o dönemde Galatasaray takımı bir öğrenci takımı olarak(galatasaray lisesinden dolayı) Fenerbahçe takımı ise bir semt takımı olarak ilk defa 17 Ocak 1909 yılında kapışmışlardır. Bu ilk kapışma Fenerbahçe’nin galibiyetiyle son bulmuştur ve bu dönemden sonraki şampiyonluk mücadeleleri çoğunlukla bu iki takım arasında cereyan etmiştir.

Fenerbahçe spor kulübü kimindir sorusunun cevabını verdikten sonra size bahsetmek isteğim husus bu takımın milli mücadele dönemi ve  özellikle Çanakkale Savaşlarında çok oyuncusunu kaybettiğini ve İstanbul’da işgal kuvvetlerinin takımlarıyla çok karşılaşmalarda bulunup bu karşılaşmaları galibiyetle kazandığıdır. Bu galibiyetler o dönem Türk halkına moral vermiş ve gurur kaynağı olmuştır.(özellikle Fransız işgal kuvvetleri Takımları ve General Harrington kupası denilen 29 Haziran 1923 yılında gerçekleştirilen mücadeleler bunun en sıkı örneğidir). O dönemlerde yapılan 80 mücadeleden 50’sinde Türkiyeyi Fenerbahçe takımı temsil etmiştir. İşte bu da neden Fenerbahçeye Türk Takımı’dır sorusunun cevabıdır.

Kim Kurdu : Nurizade Ziya Bey, Ayetullah Bey ve Necip Bey

 

Ziya Bey

GÜNCEL YAZILAR:

UDEMY'Yİ KİM KURDU?

NETFLIX'İ KİM KURDU?


5 Comments

    • Fenerbahçeliler arasında hiç mi Galatasaray lisesi mezunu kimse yok? Ayetullah bey mekteb-i sultanî mezunu ise Fenerbahçeli olamaz mı? Bu nasıl bir mantıktır?

    • Şevkipaşazade Ayetullah Bey, 1 nolu kurucumuz Nurizade Ziya Songülen gibi Kadıköy Saint Joseph Lisesi mezunudur. Ayrıca Fenerbahçe’nin kurulmasına bilfiil yardımcı olan, fikir babası ise Saint Joseph Lisesi’nde Edebiyat Muallimi olan Enver Kemal Yetiker beyefendidir. Fenerbahçe’nin hiçbir kurucusu, gs lisesi’nde okumamıştır. Galip Kulaksızoğlu’nun gs lisesi’nde hiçbir dönem okumuşluğu mevcut değildir. Bunların hepsi asılsız iddialardır. Fenerbahçe, Kadıköy Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gören ve Kadıköy Moda’da ikamet eden bir takım gencin iştirakiyle kurulmuştur. Fenerbahçe ile galatasaray’ın arasında 1.5 sene fark vardır. Ve Fenerbahçe kurulduğunda, galatasaray’dan haberi yoktu. tabii galatasaray’ın da Fenerbahçe’nin kurulduğundan haberi yoktu.

      3 numaralı kurucumuz Necip Okaner ise yalnızca Saint Joseph’li değil, Bahriye Mektebi mezunu bir bahriye subayıdır.

      4. numaralı kurucumuz Asaf Beşpınar ise yine Saint Joseph Lisesi mezunu bir gemi mühendisidir.

    • Şevkipaşazade Ayetullah Bey, 1 nolu kurucumuz Nurizade Ziya Songülen gibi Kadıköy’ün Moda semtinde bulunan Saint Joseph Lisesi mezunudur. Ayrıca Fenerbahçe’nin kurulmasına bilfiil yardımcı olan, Fenerbahçe’nin fikir babası ve hem mezun hem de lisedeki öğrencileriyle takım kurmak için 1907 baharında antrenmanlara başlayan kişi ise Saint Joseph Lisesi’nde Edebiyat Muallimi olan Enver Kemal Yetiker beyefendidir. Fenerbahçe’nin hiçbir kurucusu, gs lisesi’nde okumamıştır. Galip Kulaksızoğlu’nun gs lisesi’nde hiçbir dönem okumuşluğu mevcut değildir. Bunların hepsi asılsız iddialardır. Fenerbahçe, Kadıköy Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gören ve Kadıköy Moda’da ikamet eden bir takım gencin iştirakiyle kurulmuştur. Fenerbahçe ile galatasaray’ın arasında 1.5 sene fark vardır. Ve Fenerbahçe kurulduğunda, galatasaray’dan haberi yoktu. tabii galatasaray’ın da Fenerbahçe’nin kurulduğundan haberi yoktu.

      3 numaralı kurucumuz Necip Okaner ise yalnızca Saint Joseph’li değil, Bahriye Mektebi mezunu bir bahriye subayıdır.

      4. numaralı kurucumuz Asaf Beşpınar ise yine Saint Joseph Lisesi mezunu bir gemi mühendisidir.

      Fenerbahçe’nin ilk takım kadrosunda olan Saint Joseph Lisesi mezunu Mehmet Nasuhi Baydar Beyin 1913 tarihinde yazdığı Fenerbahçe kuruluş tarihçesi. Okuyunuz:

      1323 (Rumi 1907) senesinde Frerler (Saint Joseph) mektebi Türkçe muallimi ve elyevm rüsumat müfettişi bulunan Enver (Yetiker) Bey, talebe-i kadimesinden beş altı futbolcu genci bir araya toplayarak bir kulüp tesis etmek arzusunda bulunduğunu bildirmişti. Bu fikre bütün arkadaşları iştirak ederek akşamları Moda çayırında idman yapmaya başlamışlardı.

      Altı kişilik futbol takımı olmazsa da Enver Bey ve arkadaşları teşkil ettikleri heyete bir isim vermeyi unutmamışlar, o zaman hiçbir fikr-i siyasiye hamil edilmemesi için Fenerbahçe namını bulmuşlardı. Fenerbahçe o zamandan itibaren idmanlarına germi verdi, bu cihetle dört beş ay zarfında azasının adedini yirmiye iblağ etti.

      Biraz sonra Enver Bey Reis-i Fahri mevkiinden çekildi. Kulübün yed-i idaresi müteşebbis, faal olan Nurizade Ziya (Songülen) Bey’e tevdi edildi. Reis bulunduğu müddet zarfında kulübün gösterdiği faaliyet şayan-ı takdir bir dereceye yaklaştı.

      Kulüp İstanbul’un en kuvvetli timlerinden oldu. Ziya Bey faaliyetinin yalnız reisi bulunduğu kulübe münhasır kalmasını ve yalnız Fenerbahçe’nin terakki edip diğerlerinin mahrum-u tekmil bulunmasını istemiyordu. Binaenaleyh futbolun daha büyük bir mikyasta ilerlemesi için birkaç Türk ve İngiliz arkadaşıyla teşrik-i mesai ederek Kadıköy’deki Union Kulüp’ün teşkiline sai etti ve meramında muvaffak oldu.

      Union Kulüp inşa edildikten sonra Fenerbahçe her sene İstanbul kulüplerinin içtimasından hasıl olan lig heyetine dahil oldu. Fakat o sırada Hasan ve Hüseyin Beyler Kadıköy’e, Mösyö Armitage da Galatasaray’a dahil oldu.

      Kulüp en fazla güvendiği azasını kaybedince mağlubiyet de bittabî baş gösterdi ve hemen hemen her müsabaka kaybedilmeye başlandı. Sene nihayetinde Fenerbahçe lige dahil bulunan kulüplerin sonuncusu idi.

      Kulübün bekasından ümitvar olamayan rüesa birer mazeret ile kulübü terk ettiler. Kulübün idaresi en büyüğü on dokuz yaşını tecavüz edemeyen on beş gence kaldı. Bu gençler yorulmak bilmez bir faaliyetle çalışmamış olsaydılar, ne 1912 şampiyonluğu bir Türk kulübünde kalacak, ne de halen mevcudiyetleri ile terbiye-i bedeniye sahasını tezyin eden heyetler, cemiyetler bu kadar müşaşa bir hayata sahip olacaklardı.

      Halbuki Fenerbahçe birinci sene-i hayatında mağlup oldu; ikinci, üçüncü, dördüncü hatta beşinci sene dahi sonunculuğu muhafaza etti, fakat bununla maneviyatı münkesir olmadı. Yenildi, fakat istiklalini muhafaza etti. Yenilmemeyi arzu etti; mesela Kadıköy Kulübü’yle birleşti, Üsküdar Kulübü’yle teşrik-i mesai etti. Fakat bunlardan mesalikine mugayir bir fikir -velev ki ehemmiyetten ari olsun- telakki edince birinciliğe, şampiyonluğa bilatereddüt veda etti. Galibiyet maddiyattan ziyade azası beyanındaki mücanesetin maneviyattan, arkadaş hatta kardeşçe bir rabıtadan mütevellit olmasını özledi. Hüsnüniyet ve ikdamının mükafatını gördü. Tevfik (Haccar Taşçı) Bey’in taht-ı riyasetinde iken geçen sene şampiyonluğu kazandı. Mevcudiyetini dostlarına da düşmanlarına da gösterdi. Her hususta halkın muhabbetine, sportsmenlerin teşvik ve tergibine mazhar oldu. İsmini “Fenerbahçe Futbol Kulübü” iken “Fenerbahçe Spor Kulübü”ne tahvil etti. Ve böylece terbiye-i bedeniyenin aksam-ı mühimmesini programına ithal etmiş bulundu. Timlerinin adedini tezyid ederek; on dört ile on sekiz yaşlarındaki gençler için bir ikinci tim ve on ile on dört arasındaki çocuklar için de üçüncü ve dördüncü timlerini teşkil etti. Hokey, tenis, kriket, av, waterpolo, kürek, çocuklar için “keşşaf yoldaşlığı” şuabatını, temin ettikleri faide-i adideye, mebni nizamnamesine ithalde hiçbir mahzur görmedi.

      Ahaliden daha fazla rağbet ve evliyay-ı umur daha fazla teşvik gördükçe terakki ve tealisi de daha büyük bir nispette olacaktır.

      Mehmet Nasuhi (1913)

      Kaynakça: arsivinarsivi(.)blogspot.com/2019/04/fenerbahce-spor-kulubu-tarihcesi-1913.html

  1. En mavisinden canım Türkiye’min incisi göz bebeği Fenerbahçe’m seni canı gönülden destekliyoruz ve her zaman yanındayız 💙💛

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*