Ahmet Davutoğlu kimdir?-Ahmet Davutoğlu’nun hayatı

Ahmet Davutoğlu; genç yaşlardan beri tüm dünyadan farklı kültürleri, farklı felsefi ve ideolojik akımları okuyup öğrenmiş, bu bilgi birikimiyle uzun yıllar boyunca Türkiye’nin sağ siyasetine dahil olmuş, Türkiye’nin yanı sıra kariyeri boyunca yurt dışında da önemli görevlerde bulunmuş bir politikacı, diplomat ve akademisyendir.

Erken dönemde kendi camiası tarafından gayet bilinen bir isim olsa da Ahmet Davutoğlu’nu tüm Türkiye’ye tanıtan etken 2002 yılında AKP’nin kazandığı genel seçimdir. Siz de biliyorsunuz ki Ahmet Davutoğlu’nın biyografisi dendiğinde verilebilecek en önemli cevaplardan biri, kendisinin AKP iktidarı boyunca dışişleri bakanlığı ve başbakanlık yapmış olmasıdır.

(Ayrıca bkz: AKP’yi kim kurdu?)

Ahmet Davutoğlu’nun biyografisi

Bir biyografide aslolan şey, o kişinin herkesin bildiği ve her yerde yazan görevleri değil; dikkatleri fazla çekmeyen ama bir o kadar da o insanı bildiğimiz o insan yapan, “Böyle yükseklere nasıl tırmandı?” sorusunun cevabı olan ilk adımlardır, hayat basamaklarıdır. Dolayısıyla Ahmet Davutoğlu’nun hayatı başlığına da çocukluğundan ve ailesinden başlamak daha doğrudur.

Ahmet Davutoğlu’nun hayat hikayesi

Hayatı boyunca edindiği meslekler siyasetçilik, uluslararası ilişkiler uzmanlığı, akademisyenlik, büyükelçilik, diplomatlık, dışişleri bakanlığı, başbakan başmüşavirliği, parti genel başkanlığı ve başbakanlık olan Ahmet Davutoğlu; 26 Şubat 1959 tarihinde Konya’nın Taşkent İlçesi’nde dünyaya gelmiştir. Türkler Anadolu’ya yerleştiğinden beri Türkmen Obaları’nın en yoğun yaşadığı yurtlardan biri olan Konya-Karaman yöresinin neredeyse 1000 yıllık bir Türkmen yurdu olan Taşkent İlçesi; Ahmet Davutoğlu’nun ideolojisinin temeli olan Türk-İslam ve Osmanlı ülküsü hakkında bir ipucu vermektedir. “Ahmet Davutoğlu” dendiği zaman şüphesiz ki insanların %90’ında canlanan bir ilk izlenim olarak kendisinin aşırı kibarlığı, üst düzey kültürü ve entelektüelliği, bildiği yabancı dilleri, görgülülüğü ve geleneklerin korunmasından yana olmasına rağmen tüm dünyayı tanıyan, en az yerellik kadar evrenselliği de algılayabilen bir beyefendilik ise onun hayatı boyunca kendisini yetiştirmiş ve bilgiyi tercih etmiş olmasının bir ürünüdür. Zaten siz de dikkat ettiyseniz mitinglerde demagojik laf cambazlıkları ile insanları dolduruşa getirmeye çalışmak, siyasetin bir negatif yönü olarak boş motivasyon aşılamaya çalışmak pek yakışmıyordu kendisine…

Ahmet Davutoğlu’nun bir çocukluk fotoğrafı

Neyse… Söylediğimiz gibi 26 Şubat 1959 Konya Taşkent doğumlu olan Ahmet Davutoğlu’nun babasının adı Mehmet Davutoğlu, annesinin adı ise Memnune Davutoğlu’dur. Babası Mehmet Bey Konya Taşkent’te kunduracılık ve nakliye işleriyle uğraşmakta idi. Annesi Memnune Hanım ise Ahmet Davutoğlu’nu birkaç sene büyütebilmiş, ne yazık ki o 4 yaşındayken vefat etmiştir. Memnune Hanım’ın vefatından sonra Ahmet Davutoğlu ve babası Mehmet Bey İstanbul Fatih’e taşınmıştır.

Mehmet Bey Sefure Hanım ile iknici evliliğini yapmış; Sefure Hanım hiçbir ayrım gözetmeksizin Ahmet Davutoğlu’nu öz çocuğu gibi diğer kardeşleriyle birlikte büyütmüştür. Ahmet Davutoğlu da büyük bir adam olduğu zaman üvey annesi Sefure Hanım’ı her fırsatta şükranla anmış, hatta ilk doğan kızına bir saygı ve minnet göstergesi olarak eşiyle birlikte Sefure ismini vermişlerdir. “Beni ve kardeşlerimi hiçbir ayrım gözetmeden bir Anadolu terbiyesiyle büyüttü.” şeklinde bir demeçle de bu durumu bizzat belirtmiştir.

Bu arada; Ahmet Davutoğlu’nun öz veya üvey toplam 6 kardeşi vardır ve isimleri Meymune (Babaoğlu), Hatice (Evci), Ayşe (ÇAlık), Fahrünnisa (Erdem), Mustafa Davutoğlu ve Perihan (Demiray) şeklindedir.

Peki ya hayatının annesiz ve yabancı bir ilde geçen ilk yılları boyunca Ahmet Davutoğlu’nun eğitim hayatı nasıl ilerlemiştir? Şöyle ki; İstanbul Fatih’e taşınmaları sebebiyle Ahmet Davutoğlu ilkokul eğitimini burada bulunan Hacı Süleyman Bey İlkokulu’nda okumuştur. Ardından ailecek Fatih’ten Bahçelievler’e taşınmışlar, ortaokulunu ise Bahçelievler’de tamamlamıştır.

Ahmet Davutoğlu lise eğitimini ise İstanbul Erkek Lisesi gibi son derece başarılı bir okulda tamamlamıştır. Burası önemli; çünkü İstanbul Erkek Lisesi Ahmet Davutoğlu için yerelliğin ve evrenselliğin ayrımının ve aynı zamanda uzlaşmasının, bu kavramlar ve kültürler arasındaki anlamlandırmanın ve ilişkilendirmenin başladığı yıllar olmuştur.

İstanbul Erkek Lisesi’nin ikili bir kültürel kökeni vardı. Bir yandan Türk kültürüne has her türlü eğitim verilirken, bir yandan da okulun kökenleri gereği Alman Dili, Alman Kültürü ve Batı Kültürü de hocaların hakim olduğu konulardan biriydi.

Sonuç olarak her iki kültürün de eğitimini alan Ahmet Davutoğlu’nda iyi bir geleneksel ve yabancı alt yapı oluşmuştu. Ayrıca yabancı dillere olan yatkınlığı da yine lise çağında aldığı bu eğitimden ileri gelmektedir.

Ayrıca şurası da çok önemlidir: Ahmet Davutoğlu’nun ideolojilerle ilk kez tanışması ve fikirlerle etkileşime geçmeye başlaması da her gençte olduğu gibi lise çağında başlamıştır. 1970’lerde İstanbul Erkek Lisesi’nin bir öğrencisi olan Ahmet Davutoğlu; bulunduğu lisede hakim olan sol çizgiden etkilenerek marksist kitapları okumuş ve analiz etmiştir. Yoğun şekilde ilgilenmiş olsa da bu ideolojiyi fazla mekanik bulduğu için marksist olmamıştır. Aynı şekilde Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül gibi Türk siyasi tarihinin kilit isimlerini yetiştirmiş olan Milli Türk Talebe Birliği’nin etkinliklerine de katılmış fakat tamamen onlardan da olmamıştır. Yani bol bol okuyan, inanmadan önce sorgulamayı tercih eden bu zihin; hayatı boyunca kendisinin tamamen zıttı olan düşünceleri dahi derinlemesine incelemiş ve kendisinin ne olduğuna ondan sonra karar vermiştir.

Ayrıca bkz:

Gelelim Ahmet Davutoğlu’nun üniversite yıllarına… Her insanda olduğu gibi burada da Ahmet Davutoğlu kimdir? dediğimiz zaman üniversitede yaptığı tercihler önemli bir mihenk taşı durumundadır.

Ahmet Davutoğlu’nun üniversite tercihinde ailesinin mesleki kökeni ve babasının istekleri ön planda olmuştur en başta. Bu arada Ahmet Davutoğlu, İstanbul Erkek Lisesi’nden 1977 yılında mezun olmuştur.

Ailesinin, özellikle babasının ileride işleri oğlu Ahmet’e devretmek istemesi sebebiyle Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü’ne başlamıştır Ahmet Davutoğlu. Fakat onun gönlünden geçenler farklıydı. Ama bir taraftan ailesini de hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. Bu yüzden Boğaziçi Üniversitesi’nde yeni başlayan Çift Anadal Programı’na, daha çok bilinen adıyla ÇAP’a başlamış ve iktisatın yanı sıra siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümünden de mezun olmuştur. 1984 yılında çift diploma ile mezun olan Davutoğlu, bu esnada tarihe ve kültüre olan merakını İstanbul’un tüm tarihi dokusunu, Osmanlı’nın kültürel yapısını ve tarihini incelemekle bastırmış, üniversite yılları boyunca tıpkı lise yıllarında yaptığı gibi kendini düşünceler ve fikirler dünyasına kaptırmıştır. Neredeyse tüm dünyada felsefi doktrinleri sular seller gibi ezberleyip, analiz etmiş, kendi düşüncelerini oluşturmuştur. Hala hiçbir öğrenci kulübüne tamamen, canı gönülden olacak şekilde bağlanmamıştır.

1984 yılında lisanstan mezun olduktan sonra Ahmet Davutoğlu’nun eğitim kariyeri yine Boğaziçi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler’de ise doktora ile devam etmiştir.

Ayrıca bkz: Boğaziçi Üniversitesi’ni kim kurdu?

Ayrıca Ahmet Davutoğlu, mezun olduğu 1984 yılında Sare Hanım ile dünya evine girmiştir.

Ahmet ve Sare Davutoğlu

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki başarılı kariyeri devam ederken Ahmet Davutoğlu’na 1989 yılında yurt dışındaki iki üniversiteden teklif gelmiştir. Tekliflerin biri ABD’den, diğeri ise Malezya’dan olmuştur. Ahmet Davutoğlu; herkes prestij gereği ABD’yi tercih edecekken, aksine Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’ni tercih etmiştir. Bunun sebebi ise Ahmet Davutoğlu’nun akademik kariyerin yanı sıra tüm dünya kültürlerine olan o çocuksu ve saf merakının halen devam etmesi olmuştur. Batı kültürünü yeterince tanımış olduğuna inanan Ahmet Davutoğlu; Türkiye’de iken derinlemesine öğrendiği Türk-İslam ve Osmanlı kültürünün yanı sıra bizlerden epey uzak olan Çin, Hint ve Uzakdoğu’da gelişen İslam uygarlığını da tanımak istemiştir. Bu arzusuyla kariyerindeki bir yükseliş basamağını birleştirmiş ve saf prestij kaygısının aksi davranarak 1990-1995 yılları arasında Malezya’da çalışarak bu bölgenin kültürel alt yapısını derinlemesine incelemiştir. Tabii ki de Malezya’ya eşi Sare Hanım ve çocuklarıyla birlikte taşınmıştır.

1990 yılında Malezya’ya yardımcı doçent olarak giden Ahmet Davutoğlu; Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü kurmuştur ve 1993 yılına kadar bölümün yöneticisi olmuştur. Malezya’da olduğu zamana denk gelen 1993 yılında doçentliğe terfi etmiştir. 1995’te Türkiye’ye dönerek Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde 1995-1999 yılları arasında çalışmıştır. Aynı yıllar arasında Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmıştır.

Ayrıca bkz:

1998-2002 yılları arasında aynı zamanda Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademisi’ne misafir öğretim üyesi olarak ders vermiştir.

1999 yılında ise Ahmet Davutoğlu profesör olmuştur. Beykent Üniversitesi’nde üniversite yönetim kurulu üyeliği, senato üyeliği ve uluslararsı ilişkiler bölüm başkanlığı yapmakla birlikte Marmara Üniversitesi’nin uluslararası ilişkiler bölümündeki görevlerine halen misafir öğretim üyesi olarak devam etmiştir.

Özet olarak Ahmet Davutoğlu; en bilinen mesleği olan politikacılık ve diplomatlık öncesinde profesörlük makamına erişmiş bir akademisyendir.

Ayrıca bkz: Beykent Üniversitesi’ni kim kurdu?


Evet sevgili okurlar… Ahmet Davutoğlu kimdir? sorusunu cevaplamaya artık politik kariyerinden devam edebiliriz.

Ahmet Davutoğlu’nun siyasi arenadaki uzmanlığı, farklı kültürlere olan merakı ve bu doğrultudaki engin bilgisi sebebiyle diplomatik ve dış ilişkiler şeklinde olmuştur. Bu bağlamda 17 Ocak 2003 tarihinde dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve başbakanı Abdullah Gül tarafından alınan karar neticesinde kendisine “büyükelçi” unvanı verilmiştir. Ayrıca 2002 yılındaki AKP zaferinden ve Abdullah Gül’ün başbakanlığından beri başbakanlık başmüşaviri olarak da görev yapmıştır. Başmüşavirlik görevi ve büyükelçi unvanı almasından 2009 yılına kadar aktif olan, Türkiye’nin dış temaslarının tamamında kilit rol oynayan bir gölge dışişleri bakanı olmuştur. 7 yıl boyunca dış politikalar konusunda kendini daha da geliştirmiş, Türkiye’nin dış ilişkilerinin yeni bir çehre, yeni bir vizyon kazanmasının mimarlarından, kilit isimlerinden biri olmuştur.

Nihayet 1 Mayıs 20909 tarihinde Ahmet Davutoğlu; başbakanlık görevinde Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğu 60. Hükümet’te dış işleri bakanı olarak görev yapmaya başlamıştır. Bu görevi 29 Ağustos 2014’e kadar sürdürmüştür. Akabinde 27 Ağustos 2014’te AKP’nin 2. Genel Başkanı olmuş ve bu görevi 22 Mayıs 2016’ya kadar devam ettirmiştir. Bu esnada 28 Ağustos 2014-24 Mayıs 2016 tarihleri arasında çoğunuzun hatırlayabileceği gibi T.C’nin 26. Başbakanı olmuştur. 2 yıl sürmesinin sebebi ise görevinden ve AKP’den istifa ederek ayrılmış olmasıdır. Görevi Binali Yıldırım’a devretmiştir. Aynı zamanda 28 Haziran 2011 – 23 Haziran 2015 tarihleri arasında 24. Dönem, 23 Haziran 2015 – 17 Kasım 2015 tarihleri arasında 25. Dönem ve 17 Kasım 2015 – 24 Haziran 2018 tarihleri arasındaki 26. Dönem’de TBMM Konya Milletvekili olarak görev yapmıştır. Bu karmaşık tarihleri şu şekilde sıralayabilir ve Ahmet Davutoğlu’nun siyaset hayatı boyunca geldiği makamları şu şekilde listeleyebiliriz:

  • 17 Ocak 2003-1 Mayıs 2009 —– Başbakan Başmüşavirliği ve Büyükelçilik
  • 1 Mayıs 2009 – 29 Ağustos 2014 —– T.C. 42. Dışişleri Bakanı
  • 28 Haziran 2011 – 23 Haziran 2015 —– TBMM 24. Dönem Konya Milletvekili
  • 23 Haziran 2015 – 17 Kasım 2015 —– TBMM 25. Dönem Konya Milletvekili
  • 17 Kasım 2015 – 24 Haziran 2018 —– TBMM 26. Dönem Konya Milletvekili
  • 27 Ağustos 2014 – 22 Mayıs 2016 —– T.C. 26. Başbakanı (62., 63. ve 64. Hükümetleri kurmuştur)

ÖNEMLİ NOT: Dikkatini çekenler için; Ahmet Davutoğlu’nun bir süre dışişleri bakanlığı yaptıktan sonra ilk kez milletvekili olmasının sebebi, Recep Tayyip Erdoğan tarafından milletvekili olmamasına rağmen yeteneklerinden ötürü dışişleri bakanı olarak atanmasıdır.


Ahmet Davutoğlu ister dış işleri bakanlığı, isterse diğer görevler olsun siyasi yaşantısı boyunca dış ilişkiler konusunda nadir görülür derecede uzman ve aktif bir kişi olmuştur. En meşhur söylemlerinden biri “Sıfır Sorun Politikası” olmuştur ve bu vizyonu “Diğer aktörler bizim değerlerimize saygılı olurlarsa sorunsuz bir politika mümkündür. Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız.” şeklinde ifade etmiştir.

Akademisyenler ve politikacılar Ahmet Davutoğlu’nun Yeni Şafak’taki makaleleri ve “Stratejik Derinlik” kitabından yola çıkarak Ahmet Davutoğlu’nun dış politika vizyonunun “Yeni Osmanlıcılık” olduğunu ve temelinin Osmanlı Devleti’nin topraklarıyla yakın ilişkiler kurmak olduğunu öne sürerler. Ayrıca Davutoğlu’nun eski bir öğrencisi olan Behlül Özkan gibi Ahmet Davutoğlu’nun Ortadoğu’da İslam’ın birleştirici güç olduğunu ve Pan-İslamizm’e dayalı bir dış politika hayali olduğunu öne sürenler de vardır. Her iki görüşün de uygulamaya baktığımız zaman doğruluk payı vardır. Fakat, Ahmet Davutoğlu tüm bunların aksi istikamette olacak şekilde Türkiye’nin AB üyeliğine destek verdiği ve batı yanlısı bir politikayı savunduğu da bilinmektedir.

Tüm parçaları birleştirdiğimiz zaman “Batıya ve muasır medeniyetler seviyesine, onları yok saymadan fakat özünü ve kimliğini kaybetmeyecek şekilde ulaşan, barışın ve evrenselliğin öncüsü olup Yeni Dünya Düzeni’nde ciddiye alınan bir güç olarak Türkiye liderliğinde bir Yeni Osmanlı Bloğu” şeklinde özetlemek mümkün olabilir… Küçük ve nacizane bir Kim Kurdu yorumu olarak…

Bir diğer bilinmesi gereken husus da şudur: Ahmet Davutoğlu dış politikasını dört ana sütun üzerine inşa etmiştir: 1) Güvenlik Bölünmezliği 2) Diyalog 3) Ekonomik Dayanışma 4) Kültürel Uyum ve Karşılıklı Saygı. Davutoğlu politikasının hedefinin “Farklı ulusların entegresi ile farklı inanç ve ırklar arasındaki kültürel anlayışın geliştirilmesinin yanı sıra ortaya çıkan krizleri çözmek için iş birliği ilişkileri ve barışçıl diyalog sağlanması” olduğunu ifade etmiştir.

Ahmet Davutoğlu tüm bu çalışmaları esnasında Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte “Türkiye için yeni bir rol hayal etmek ve bunu gerçekleştirmek” başlığıyla Foreign Policy dergisinin 2011 yılındaki “İlk 100 Küresel Düşünür” listesine girmişlerdir.

Bu arada; tam unvanıyla yazacak olursak Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun bugüne kadar yazmış olduğu kitaplar şu şekildedir:

  • Alternatif Paradigmalar (1993)
  • Medeniyet Dönüşümü ve İslam Dünyası (1994)
  • Stratejik Derinlik (2001)
  • Küresel Bunalım (2002)
  • Osmanlı Medeniyeti: Siyaset İktisat Sanat (2005)
  • Küresel Bunalım: 11 Eylül Konuşmaları (2009)
  • Cumhuriyet, Milliyetçilik ve İslamcılık (2011)
  • Teoriden Pratiğe: Türk Dış Politikası Üzerine Konuşmalar (2013)
  • Medeniyetler ve Şehirler (2016)
  • Tarihe Kayıtlar: TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu’na verilen Cevap (2017)
  • Duruş: Gençlerle Yüz Yüze (2017)
  • Alternatif Paradigmalar: İslam ve Barı Dünya Görüşlerinin Siyaset Teorisine Etkisi (2018)
  • Medeniyet Dönüşümü (2018)
  • Medeniyetlerin ben-idraki: Medeniyet Teorisine Mukaddime (2018)

Evet sevgili okurlar… Ahmet Davutoğlu’nun hayatı dediğimiz zaman, Ahmet Davutoğlu kimdir, biyografisi nedir? diye sorduğumuz zaman böyle bir yazıyı cevap olarak vermek mümkündür.

Son olarak; 1984’ten beri Sare Hanım ile evli olan Ahmet Davutoğlu’nun Meymune, Sefure ve Hacer olmak üzere üç kızı, Mehmet Davutoğlu olmak üzere bir oğlu, toplamda 4 çocuğu vardır.

Davutoğlu Ailesi

Ahmet Davutoğlu yabancı dil olarak ileri derecede İngilizce, Almanca, Arapça ve Malayca bilmektedir.


GÜNCEL YAZILAR:

DONALD TRUMP KİMDİR?

DEVLET BAHÇELİ KİMDİR?


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*