Erzincan Üniversitesi’nin kurucusu kim?-Anadolu’da Bir Dünya Üniversitesi

Batman Kara Şövalye’yi kim çekti?-I’m Batman…

Efendi ile Uşağı kitabını kim yazdı?-Ölüm karşısında herkes eşittir…

Düzce Üniversitesi’ni kim kurdu?-Marmara Bölgesi’nin yeni eğitim yuvalarından

MASONLUĞU KİM KURDU?

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere biraz masonluğu kimin kurduğundan bahsetmek istiyorum. Bu kadim bilgiyi size vermeden evvel biraz aramızdaki genç arkadaşlarımız için masonluktan bahsetmek istiyorum. Gel buraya kardeşim otur şöyle anlatayım…

masonluk logo ve sembollerinden

Masonluk; sağda solda araştırdığınızda hatta google amcaya bile sorduğunuzda binbir türlü saçmalığı ihtiva eden, saçma sapan bir elit topluluğu olarak aklınızda kalmış olabilir. Şimdi sizlerin bu bölük pörçük bilgilerinizi biraz derleyelim. Öncelikle vikipediye baktığımızda masonluk hakkında gayet hoş bir tarih kitabı havasında çeşitli sıkıcı argümanlar sizi bekliyor olacak hiç bakmayın bile.

Masonluk ilk olarak o kuruma girdiğinizde “üst insan olmayı amaçlayan”, tasavvufi bilgiler denizinde yüzmeyi hedefleyen, gerçekçi bilimin yükselmesini amaçlayan, evrenin ulu mimarı diye tanımladıkları yaratıcıya saygıyı hedefleyen bir şirinler kasabasını andırır(hür ve kabul edilmiş masonlar ve özgür masonlar büyük locası türkiyede farklı mason teşkilatlarıdır hür masonlar evrenin ulu mimarı kavramına daha çok önem verir ancak özgür masonlar bunu sadece sözde yaparlar). Neyse bu bilgiler işin vitrin kısmıdır. Arka planda ise insanların maddi çıkar, şöhret ve bağlantı temini için uğradığı bir elitistik caimadir. Daha da arkasında ise çok daha tehlikeli örgütlerle ilişkiler ortaya çıkmatadır(bu konuda yazının ilerleyen kısmında bahsedeceğim acele etmeyin)

Klasik anlayışa ve google amcaya göre masonluğun kurucusu belli olmamakla beraber bu konuda görüş ayrılıkları mevcuttur. Bu konudaki fikirlerden en baskını olan “Hiram Usta efsanesi” klasik tarih anlayışına göre en kabul edilebilir olanıdır.
Hiram usta (Huram, “Abi”  ve “Huram-Abi” ayrıca Dul kadının oğlu olarak da bilinir) M.Ö 1000 yılında yapılmakta olan yahudilerin ibadet ve kurban merkezi olarak inşa edilmesi planlanan tapınağın inşasında çalışmakta olan baş ustadır. Süleyman mabedi olarak adlandırılan ve tarihteki ilk tapınak olarak bilinen bu tapınağın inşasında çalışmakta olan başusta Hiram abi anlatılanlara göre kadim sırlara, engin mimari bilgilere sahip bir kişi imiş. Ayrıca emri altındaki ameleleri çeşitli derecelere sınıflandırarak; ancak üst rütbeli olanlara bu engin sırları verirmiş. Bu sırlara vakıf olan kişi o dönemde çok rahat para kazanabilir ve hayatta istediği her türlü maddi manevi imkanı yakalayabilirmiş. Yine tapınağın inşası sürerken emri altındaki alt rütbeli işçilerden 3 tanesi bir gün Hiram ustayı sıkıştırarak ondan bu kadim sırları, mimari mucizeleri anlatmasını istemiştir. Hiram usta ise ölümü pahasına da olsa bu bilgileri vermeyeceğini ancak “çalışılarak bunlara sahip olunabileceğini” söylemiştir bu 3 ameleye. Ameleler ise ellerine aldıkları ağır duvarcı inşaat aletleriyle Hiram abbif’in kafasına kafasına toplamda 3 defa vuraraktan öldürmüşlerdir(her bir bilgi vermeyi reddedişinde 1 defa vurmuşlarsır ilk ikisinde yaralanmış 3.’sünde ölmüştür). Ardından cesedi inşaat moloz yığınlarının altına saklamışlardır.Yüksek rütbeli masonların kadim sırlarına erişmek amacıyla bu cinayeti işleyen 3 zorba ise gece tekrardan gelerek molozların altındaki cesedi tapınağın yakınında bir yere gömüp yeri belli olsun diye gömüldüğü toprağın üzerine akasya dalları dikmişlerdir. Bu 3 zorba Hz. Süleyman’nın emrindeki zanaatkarlara haber vermesiyle yakalanır ve cezalandırılır. Baş usta hiram abiff’in ölümünü yetkili masonlara bildiren Süleyman ise daha sonradan bu yetkili masonları hiçbiryerde göremez(ortadan kaybolurlar). 
 
Hikaye liberal masonlukta sonu farklı anlatılır. Başusta hiram ölmüştür ancak onun ölümüyle kadim sırlar mezarına yazılmış haldedir. Yani bilgiler kaybolmamıştır. Daha sonradan hiram ustanın cesedi süleyman tapınağının en altına usulüne uygun olarak gömülür.
 
Hiram ustanın ölümü üzerine daha evvelden “duvar ustası” kelimesi karşılığı olarak anılan “masonluk” artık bu dramatik olayla beraber eskisinden daha da mistik ve gizemli bir hal almıştır. Diğer duvar ustaları ve Tapınak şovalyeleri bu kadim sırları masonlardan öğrenirler ve aralarında yayarlar. Tapınak şovalyeleri haçlı seferleri ve tapınakçıların terhisi ile beraber(1300’lü yıllar) bu üst düzey masonluk sırlarını Avrupa’ya taşımıştır. İlk mason locası olan “grand lodge” 1711 yılında İngilterede açılmıştır. Tapınak şovalyeliği hakkında ise çeşitli spekülasyonlar olmakla berber masonluk ile çok sıkı bağlantıları olduğu bilinen bir gerçektir.
masonluğu kimler kurdu

masonluğun dereceleri


Arkadaşlar masonluğu kimim kurduğu hakkındaki bu Hiram Usta hikayelerinin yanında çok daha sıkı belgelerle ispatlanan. Efsanelerden ziyade somut delillerle kanıtlanan “komplo teorisi” diye adlandırılan söyleyişler vardır. Onca delile rağmen, o kadar ispata rağmen hala bir komplo teorisi olmaktan ileri gidemeyen bu bilgilerin kanıtı olan sembollerin ise son zamanlarda müzik kliplerinden tutun, hollywood filmlerine, dizilerine kadar yayılması ilginçtir. 
 
Sıkı durun şimdi! Arkanıza yaslanın ve dinleyin… Bakın tarihte önemli etkilerde bulunmuş kişilerin ve grupların, ders kitaplarında yer alması gerekiyor değil mi? Mesela barut ve pusulanın çinlilerden öğrenildiği bilgisi gibi… Peki size soruyorum; dünyada bankacılığı, tefeciliği, çek ve senet sistemini, rehinciliği ilk  olarak bulan ve faaliyete geçiren topluluk kimdir? Hadi… Ne duruyorsun kardeşim. Tüm o milli eğitim bakanlığı tarih kitaplarını sular seller gibi ezberleyip lys’de sözlede ilk 100’e giren arkadaşım sana sesleniyorum cevapla bu soruyu… Cevap yok tabi. Onca gereksiz, abuk subuk bilgilerle donatıldık. Saçma sapan bir eğitim sisteminden geçtik. İşe yaramaz bilgilerle beynimizi eskittik ve sonuç ortada. Araştıramayan, yeni şeyleri aynı kaynaklardan yinelemekten başka bir şey yapamayan bir yığın haline geldik. Ben cevaplayayım bu soruyu hocam.
 
1119 ila 1314 yılında resmi olarak faaliyet gösteren, papalığın emrinde olan, hiçbir devlete, kuruma ya da otoriteye bağlı olmayan, zamanında15-20 000 civarı üyeye sahip olmuş olan, sözde amaçları hıristiyan hacıları ve Avrupalıları korumak ve kollamak olan Tapınak şovalyeleri adlı tarikat icat etmiştir bankacılığı, tefeciliği. Ayrıca 1300’lü yıllarda korkunç bir servetin sahibi olan bu tapınak şovalyeleri denilen örgüt Fransa kralını resmen ağzına kadar borca sokmuştur. O zamanlarda kudüsü ziyaret etmek isteyen hacılar servetlerini bunlara yatırırlarmış ve bu sayede yolda soyulmaktan korunup ihtiyacı olan parayı kudüsteki tapınakçılardan üzerinde şifre yazılı çekler sayesinde alırlarmış(bildiğimiz bankacılık işte). Tüm bu aşamada kendilerine emanet edilen paraları yatırımda tefecilik için ve yatırım için kullanmışlardır. En sonunda 1314 yılında “büyük üstat” diye anılan komutanları Jacques de molay’ın idam ettirilmesiyle son bulmuştur. Ayrıca idam ettirilmesi sebebi olarak mahkemede bu örgütün “şeytana tapması, baphomet’e tapması ve orgy yapması gerekçe gösterilmiştir…(valla yalan da olsa ateş olmayan yerden duman çıkmaz).Ancak bu idamdan evvel tüm taşınabilir hazinesini, servetini gemilerle kaçıran örgüt idamlardan, cezalardan kaçan üyeleriyle daha sonradan faaliyetlerine devam etmiştir. Bu örgütün emrindeki 20 000 dolayındaki üyenin çoğu zengin Avruplalılar olup aslen Yahudi asıllı masonlardan oluşmaktadır. Ayrıca Avrupanın bir sürü yerine katedraller, dev kiliseler ve korunaklı kaleler yaptırmışlardır bu tarikat mensupları. Masonlar “duvar ırgatı” olarak değil de; mistik, sprititualist, kamil insan, aydınlanmış insan, tasavvuf ehli kişiler olarak anılmaya bu tapınak şovalyelerinin yükselişinden sonra başlamıştır. Tapınak şovalyelerinin kullandığı yüzlerce sembol şu an masonlar tarafından da kullanılmaktadır. Ayrıca tapınakçı ritüellerini de halen yaşatmakta olan  yine masonlardır. 

tapınak şövalyeleri sembollerinden


Arkadaşlar masonluğun bu denli derin, gizemli öğeler içermesinin altında yatan yegane şey “paradır”; zira tefecilik sayesinde bu denli bir dini, mistik örgütlenmeyi kurmuşlardır ve bu yapı sayesinde paralarına para katmaktadır masonluğu günümüzde bu denli yükselten tek gözlü “big brother”‘lar(şu anda dünyada 5 000 000’u geçkin mason vardır, bunlardan 2 milyonu Amerikada’dır). O zamanda yaşamış bazı yahudilerin bu denli korkunç servete tefecilik sayesinde ulaşmaya başlamaları ve kendi kültürlerini, öğretilerini, ahlak anlayışlarını ve rituellerini yaymaya başlamaları da dinsel sömürü ile akıllıca elde ettikleri kültürel miraslar yoluyla olmuştur. Sözün kısası beyler günümüz anlamındaki masonluğun kurucusunun bu hiram abiff olmadığı aşikardır. O sadece işin vitrin kısmını kurmuştur. Arka planda yatan örgütlenmeyi, yapılanmayı hangi devasa kaynaklarla kimin yaptığı belli değildir. Yine masonların içli dışlı olduğu bir diğer örgüt olan illimunatiyi de kimin kurduğu(http://kimkurdu.com/illuminati-kim-kurdu/) belli olsa da hakkında pek canlı kanlı belgeler yoktur. Arkadaşlar günümüzde dünyanın en varlıklı kesiminin bankacı yahudiler olması, en zengin 100 insanından 50’sinin yahudi kökenli masonlardan olması ve birçok önemli devlet başkanının, medyaya yön veren sanatçıların mason olması; tesadüf ya da moda olduğundan değildir. 11 eylül saldırıları, fransız ihtilali, dünya savaşları, kennedy suikastinin arkasında hep masonlukla çok sıkı bağlantılı olan bu örgütün parmağı vardır(aç google’ı git biraz sikkofield oku:d) 
 
Masonluğun sadece üst derecelilerine açıklanan sırları da burada zikretme imkanımız maalesef yok(hem bilmiyoruz hem de bilsek de burda söylesek kimbilir bizi ne yaparlar:D) 
 
He bu arada söylemeden edemeyeceğim olur da aramızda hiram abiff’i sıkıştırıp kafasına taşla vurduğu gibi vukuatlar işleyebilecek kişiler çıkabilir; bu kişiler, size sesleniyorum, bakın iyi dinleyin beni! Masonluğun en en üst derecelileri dışındakilerinin tüm bu büyük resimden haberleri bile yoktur. Normal bir mason zaten kibar, elit, zengin, saf ve temiz yürekli bir pollyanna çakmasıdır. Yani genelde iyi insanlardır. Aman diyeyim bu dostlarımıza falan “pis kafir ölmesisiniz” diye celallenmeyin. Bu heriflerin bir suçu yoktur çünkü…
 
Neyse konumuza dönelim. Uzun lafın kısası size şu kadarını söyleyebiliyoruz masonluğu “para” kurmuştur. Masonluğun günümüz anlamındaki kurucuları bu cemiyeti dünyayı tek bir merkezden ekonomik, siyasi yönden yönetmek üzere maşa olarak kullanmaktadırlar. Ancak biz işimiz gereği yine prosedüre uyaraktan masonluğun bilinen kurucusunu(gerçek kurucusu olmasa da) yazmak durumundayız(lanet olsun bu içimizdeki site prosedürlerine olan saygımıza:d) 
 
Masonluğu kim kurdu: HİRAM ABBİF(çaktırmayın böyle devam etsin yazıyı yüzeysel okuyanlar, araştırmaktan yoksun olanlar)
 
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.