Merck&Co.’nun sahibi kim?-Dünyanın en büyük 4. ilaç şirketi

Erzincan Üniversitesi’nin kurucusu kim?-Anadolu’da Bir Dünya Üniversitesi

Batman Kara Şövalye’yi kim çekti?-I’m Batman…

Efendi ile Uşağı kitabını kim yazdı?-Ölüm karşısında herkes eşittir…

İLK BORSAYI KİM KURDU?

Borsa bildiğiniz üzere malların, emtiaların, kıymetli evrakların değerinin an be an yansıtıldığı ve de alınıp satılabildiği bir caimadır. Bu alanda isteyen istediği gibi at koşturabilir, maddi varlıkların değerini manipulasyon yaparcasına yükseltebilir ya da düşürebilir(tabi ki yeteri kadar gücü varsa bunu yapabilir, her ne kadar kanunlar yasak dese de zengine kanun işlemediği zaten aşikar).

Peki böylesine bir ticaretin ya da sanal ticaretin sonucu devasa miktarlarda paranın döndüğü, bu tip alanın dünyadaki ilk örneği sizce nerededir?

Tarihçiler bu konuda ikiye ayrılmaktadır. Kimilerine göre ilk borsa bizim Anadolu’da Kütahya Çavdarhisar’da kurulmuştır. Kimilerine göre ise Belçika Anvers’de kurulmuştur. Ancak bu tartışmayı biz Kimkurdu ekibi olarak noktalayacağız. Şöyle ki modern anlamdaki borsanın kurucusu Belçikalı’lar olabilir; ancak anam babam usülü ticaretin döndüğü, malların kıymetinin değişiklik gösterek yayınlandığı temel ve en basit olan borsa yapılaşması hakikaten Kütahya’da kurulmuştur. Konuşmayın la borsa zaten Türklerin…

Neyse biz klasik anlamdaki ilk antik borsayı kimin kurduğundan bahsedeceğiz. Aizonai adlı antik kentte kurulan bu borsa’daki antik sütunlarda “Eşşek, at ve de kölelerin fiyatları karşılaştırılmaltadır.” Antik çağlardan kalma bu yapı(MÖ 2. yüzyılda inşa edilmiştir) Roma İmparatoru Dioeletianus’un enflasyon a karşı önlem amaçlı görüşlerini içermektedir. Ayrıca burada gıda pazarı kurulmuş olup, tahıl, buğday, yün, şarap gibi ürünlerin de fiyat değişimi ile beraber satılması söz konusu olmuştur.

Ancak borsa kelimesinin Belçika’daki Brugge’li soylu aristokratik aile olan “Van der Beurse”‘dan gelmiş olduğu yönündeki söylentiler; borsanın modern anlamdaki kurucularının bu Kuzey Avrupa’lı dostlarımız olduğunu göstermektedir. Fakat yine de borsanın başlı başına değişken maddi değerlerin alınıp satılabildiği bir mecra olduğunu kabul edersek aslında insanlık kuruldu kurulalı borsanın kurulumuş olduğu teorisini ortaya atabiliriz.

Zaten borsa’daki yükseliş ve düşüş eğilimlerine göre hisse senedi gibi kıymetli evrak satın alan insan topluluğu ne üretmektedir ne de bir şeye katkısı olmaktadır. Borsa bana kalırsa kumarın takım elbise giyip çağa ayak uydurmuş

halidir. Demek istediğim bir toplum topyekün borsa oynayarak ya da kıymetli evrak alıp satarak asla zengin olamaz. He olamaz değil aslında olur ama geçicidir bu zenginlik. Bugün var yarın yok hesabı. Yani ortada bir istikrar yoktur.

Gidip de bu “üçkağıt” ile zaman kaybedeğine elin Finlandiyalı’sı, Norveç’lisi, İsveçli’si gibi modern anlamda üretim yapsa emin olun hem kalıcı hem de daha fazladan para sahibi olur. Yani siz gidip de Hollandalı’yı, Belçikalı’yı borsası gelişkin diye örnek almayın. O adamlar zamanında Dünya’yı sömürüp ülkesine getirmiş şimdi onun ekmeğini yiyorlar. Tabi onun borsası gelişkin olacak. Üretimin kralını senin sülalen bile ortada yokken yapmış onlar.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.