Merck&Co.’nun sahibi kim?-Dünyanın en büyük 4. ilaç şirketi

Erzincan Üniversitesi’nin kurucusu kim?-Anadolu’da Bir Dünya Üniversitesi

Batman Kara Şövalye’yi kim çekti?-I’m Batman…

Efendi ile Uşağı kitabını kim yazdı?-Ölüm karşısında herkes eşittir…

CERN: AVRUPA NÜKLEER ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

Bilim, Özel Şirketler 24 Ocak 2015
CERN'ü kuran ülkeler hangileridir?

CERN’ü kuran ülkeler hangileridir?

Özellikle 2000 yılı ve sonrasında haberlerde, vs. kanallarda sık sık adını duyduğumuz, gerek siyasi, gerekse dini yönden birçok spekülasyona sebep olan; Dan Brown ve türevleri birçok ünlünün komplo teorilerine maruz kalan CERN; 1954 yılında 12 Avrupa ülkesinin katılımıyla kurulmuş bir araştırma birimidir. Yani öyle sanıldığı gibi yeni bir çalışma değil; yarım asırlık emeğin bir ürünüdür. İsmi ise Fransızca açılımının baş harflerinden oluşmaktadır: Conseil Europeen pour la Recherche Nucleaire…

 

CERN’i Kim Kurdu?

1954 yılında kuruluşuna katkı sağlayan ve hala ortaklığını devam ettiren Avrupa ülkeleri şunlardır:

Belçika, Danimarka, Almanya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Norveç, İsveç, İsviçre, Hollanda, Birleşik Krallık, Yugoslavya

Daha sonra siyasi ve iç meselelerden dolayı Yugoslavya; 1961 yılında bu oluşumdan ayrılmak zorunda kalmıştır.

 

CERN Nerede Kuruldu?

İsviçre ve Fransa sınırında tarım arazileri altında kurulan bu dev merkez; personele, çalışmaya ve araştırmaya yönelik yüzlerce binaya ve 3500’e yakın personele sahiptir.

Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçi, diğerleri ise uygulamaya yönelik çalışan deneysel fizikçiler veya mühendislerdir.

Bizzat CERN’de bulunanlar dışında tüm dünya çapında 10.000’den fazla fizikçi ve mühendis de CERN’ün kadrosu dahilindedir.

 

CERN’ün Başarıları Nelerdir?

Şüphesiz CERN’ün en çok gündeme geldiği ve adından söz ettirdiği departmanı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) denilen parçacık hızlandırıcılarının olduğu kısımdır. Burada protonların muazzam yükseklikte hızlarla çarpıştırılması ve Big Bang sonrası evren koşullarına yakın yapay bir ortam elde edilmesi vesilesiyle; evrene, var oluşa ve yaratılışa dair birçok sorunun cevabının bulunması amaçlanmaktadır. Tahmin edileceği üzere dünyanın bugünkü koşullarında protonların doğal bir şekilde o hıza (ışık hızının %99’u) kadar çıkması olanaksızdır. Yani LHC, her şeyiyle bir bilim ve mühendislik abidesidir.

İlk olarak 1956’da 28 GeV’lık hızlandırıcı ile çalışmaya başlayan LHC; 1976’da 450 GeV’lik bir hızlandırıcının daha devreye girmesiyle kalitesini arttırmıştır. Faaliyetler sonnuunda yeni madde biçimleri keşfedilmiş; W ve Z parçacıkları gibi parçacık fizikçileri için son derece önemli olan buluşlar yapılmıştır.

Bir liste haline getirecek olursak geçmişten bugün CERN’de elde edilen başarılar şu şekildedir:

-1973: Gargamelle’de nötr akım bulundu.

-1983: UA1 ve UA2 deneylerinde W ve Z parçacıkları keşfedildi.

-1995: PS210 deneyinde ilk anti hidrojen atomları üretildi.

-1999: NA48 deneyinde CP simetrisi bulundu.

-2010: 38 anti hidrojen atomu saniyenin 6’da biri kadar süre kapana kıstırıldı.

2011: Anti hidrojen atomlarının tutulma süresi 15 dakikaya çıktı.

-2012: Higgs bozonuna benzeyen 125 GeV/c2 ağırlığında bir bozon tespit edildi.

 

Bugünkü CERN Üyeleri Kimlerdir?

Yukarıdaki kurucu üyeler haricinde geçmişten günümüze CERN’e katılan ülkeler şu şekildedir:

-Avusturya (1959)

-İspanya (1961)

-Portekiz (1985)

-Finlandiya (1991)

-Polonya (1991)

-Macaristan (1992)

-Çek Cumhruriyeti (1992)

-Slovakya (1993)

-Bulgaristan (1999)

-İsrail (2013)

Ortak (asosiye) üyeler:

-Kıbrıs Cumhuriyeti (2012)

-Ukrayna (2013)

-Türkiye (2014)

Ayrıca Romanya ve Sırbistan’ın üyelik süreçleri de devam etmektedir.

Türkiye ve CERN

Güzel Türkiyemizin bilime ne kadar önem verdiği (!) herkesçe bilinen bir gerçek olsa da; Türkiye’nin CERN macerasında özellikle bahsedilmesi gereken biri vardır: Prof. Dr. Engine Arık…

Prof. Dr. Engin Arık

Prof. Dr. Engin Arık

Meslek kariyerini Türkiye’nin CERN’e üte olabilmesi için harcayan Arık; çalışmalarının tam hız kazandığı bir dönemde, 2007 yılında 5 meslektaşıyla beraber hepimizin bildiği Isparta’daki o şüpheli uçak kazasında hayatını kaybetti.

Dünya çapında tanınan bir parçacık fizikçisi ve Boğaziçi Üniversitesi fizik bölümünün eski profesörü olan Arık; sonraki yıllarda Türkiye’nin CERN’de kısmen de olsa yükselişine maalesef şahit olamamıştır. Ama ondan sonra bayrağı devralan Türk fizikçiler ve bilim insanları; onun omuzlarından yükseldiklerinin farkındadır ve onu hiçbir zaman unutmayacaklardır…

 

Yorumlar

Yazıya 2 yorum yapılmış.

Öğrenci 28 Eylül 2017

Baya Faydalı bir yazı olmuş. Elinize sağlık kimkurdu yetkilileri

martin eden 15 Ekim 2017

Teşekkür ederiz sevgili öğrenci takipçimiz. Faydalı bir yazı sunabildiysek ne mutlu bize..:)